Kıbrıs, Dubai ve Karadağ gibi cazibe merkezlerinde sosyal medya reklamları ve görkemli seminerlerle pazarlanan gayrimenkul projeleri, arkasında bütçe kayıpları ve hukuki belirsizlikler bırakıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) patlak veren son olay, denetim ve yatırımcı güvenliğini yeniden gündeme taşıdı.
Son dönemde Türkiye’de yoğun bir pazarlama ağıyla sunulan yurt dışı gayrimenkul projeleri, “yüksek kira garantisi” ve “kısa sürede değer artışı” vaatleriyle binlerce yatırımcının iştahını kabartıyor. Ancak sosyal medya kampanyaları, şık otel toplantıları ve tanınmış isimlerin yer aldığı lansmanlarla satışa çıkarılan projelerin bir kısmı, yatırımcılar için büyük bir hak kaybına dönüşme riski taşıyor.

Özellikle henüz temeli dahi atılmamış, sadece maket ve dijital görseller üzerinden pazarlanan projelerdeki denetimsizlik, yurt dışı yatırımlarında ciddi risk tabloları ortaya çıkarıyor.
KKTC’DE 150’DEN FAZLA KİŞİ MAĞDUR EDİLDİ İDDİASI
Gündeme düşen son mağduriyet iddiası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne bölgesinden geldi. Habererk’te yer alan habere göre, Ceyhun Tunalı İnşaat tarafından yürütülen projelerden konut satın alan 150’den fazla kişi, aradan geçen süreye rağmen ne dairelerini alabildi ne de ödedikleri paraları geri alabildi.

İnşaat faaliyetlerinin başlamadığını ve muhatap bulmakta güçlük çektiklerini iddia eden mağdurlar, resmi ihtarname süreçlerinden de sonuç alamadıklarını dile getiriyor.
MERT BAŞARAN’IN KONUŞMACI OLARAK YER ALDIĞI SEMİNERLERDE TANITIM YAPILDI İDDİASI
Mağduriyet iddialarında dikkat çeken bir diğer unsur ise projelerin pazarlama stratejisi oldu. Yatırımcılar, söz konusu projelerin televizyon ve sosyal medyada tanınan ekonomist Mert Başaran’ın da konuşmacı olarak yer aldığı seminerlerde tanıtıldığını, bu durumun kendilerinde güçlü bir güven algısı oluşturduğunu iddia ediyor.

Ancak hukuk uzmanları; bir uzmanın veya tanınmış bir ismin seminerde konuşmacı olarak yer almasının, o şirketin ticari ve mali yükümlülüklerinden doğrudan sorumlu olduğu anlamına gelmeyeceğinin altını çiziyor.
Yaşanan mağduriyetlerin ardından, pazarlama süreçlerinin sınırları, yatırımcılara sunulan taahhütlerin hukuki niteliği ve organizasyonlardaki sorumluluk paylarının yetkili mercilerce etraflıca soruşturulması bekleniyor.







Yorum Yap