Ekonomist İris Cibre, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımla Türk lirasının reel değeri, ihracatçının rekabet gücü ve üreticinin karşı karşıya kaldığı maliyet baskılarına ilişkin dikkat çeken bir analiz yayımladı. TL‘nin 2023 yılından itibaren giderek artan bir biçimde değerlendiğini belirten Cibre, küresel talepteki daralma ve yükselen maliyetler nedeniyle üreticinin fiyat tutturmakta zorlandığını vurguladı.

“TL, ÜFE BAZLI REEL KUR ENDEKSİNE GÖRE YÜZDE 10 DAHA DEĞERLİ”

Türk lirasının mevcut değerini 2016 yılından bu yana oluşan ÜFE bazlı Reel Efektif Döviz Kuru ortalamasıyla kıyaslayan İris Cibre, kurun son verilere göre ortalamadan yüzde 10 daha değerli seviyede bulunduğunu ifade etti. Bu değerli tablonun özellikle 2023 yılından itibaren ivme kazandığını belirten Cibre, dış talebin güçlü olduğu dönemlerde kurun rekabetçilik üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını; ancak Rusya-Ukrayna savaşı sonrası başlayan ihracat talebindeki daralmayla birlikte kurun rekabet üzerindeki rolünün yeniden kritik hale geldiğini kaydetti.

İris Cibre: Türk Lirası, ÜFE bazlı reel kur endeksinden yüzde 10 daha değerli - Resim : 1

ÜRETİCİDE DÖVİZ BAZLI ÜCRET BASKISI VE FİNANSMAN ÇIKMAZI

İhracatçının ve üreticinin içinde bulunduğu zorlu koşulları detaylandıran Cibre, 2023 öncesinde reel ücretlerde yaşanan güçlü artışlara dikkat çekti. Ardından izlenen ücretlerin eritilmesi politikasına rağmen, üreticiler açısından döviz bazındaki ücret maliyetlerinin halen yüksek seyrettiğini vurgulayan ekonomist, bu durumun uluslararası piyasalarda fiyat tutturmayı zorlaştırdığını belirtti.

Maliyet baskısına finansal erişim engellerinin de eklendiğini ifade eden Cibre, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Üzerine finansman maliyetleri ve krediye erişim sorunu ve şimdi de alternatif borçlanma kanallarının tıkanması eklendiğinde koşullar iyice zorlu hale geliyor. İşte bu yüzden, aylar önce şunu yazmıştım; hem ücretlinin hem de iş verenin aynı anda haklı olduğu tek dünya bizde…”