Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye’ye ilişkin hazırladığı Mali Şeffaflık Değerlendirmesi raporunda, son yıllarda bütçe tekniğinde atılan olumlu adımları onaylarken; Türkiye Varlık Fonu (TVF), TOKİ, deprem harcamaları ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) gibi kritik alanlardaki şeffaflık eksikliklerine dikkat çekti.

TVF VE TOKİ’DE BÜYÜKLÜĞE PARALEL ŞEFFAFLIK YOK

Raporda öne çıkan en kritik bulgulardan biri, Türkiye Varlık Fonu bünyesinde yer alan ve GSYİH’nin yüzde 29’una denk gelen devasa kamu varlığının resmi mali raporlarda görünmemesi oldu. Santiago İlkeleri’ne uyum sağlandığı beyan edilse de TVF’nin denetim raporlarının yurt içinde kamuoyuna açık tutulmadığı, kurumun yükümlülükleri ve devletle olan ilişkisinde belirsizliklerin sürdüğü vurgulandı.

Benzer şekilde, GSYİH’nin yüzde 2,6’sına hükmeden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) mali tablolarının da kamuoyuyla paylaşılmadığı ve Sayıştay denetimlerinde şartlı görüş aldığı belirtildi. Deprem sonrası imar faaliyetlerinin ana yürütücüsü olan ve devletten bedelsiz arazi ile yüksek bütçe transferleri alan TOKİ’nin şeffaf olmaması, makroekonomik açıdan önemli bir eksiklik olarak nitelendirildi.

IMF’den Türkiye’ye varlık fonu, TOKİ ve mevduat uyarısı: Eksiklikler var - Resim : 1

DEPREM RAPORLAMASINDA KAYMA, KKM’DE AĞIR FATURA

IMF, kamu maliyesinin takibini zorlaştıran iki büyük harcama kalemine işaret etti. 2023 depremlerinin ardından bütçelenen ödenekler ile fiili harcamalar arasında ciddi zamanlama farkları bulundu. 2023 yılı için GSYİH’nin yüzde 3,6’sı oranında gösterilen deprem harcamasının gerçekte yalnızca yüzde 0,8’lik kısmının fiilen yapıldığı; bu durumun bütçe açıklarının doğru analiz edilmesini engellediği kaydedildi.

Kur Korumalı Mevduat uygulamasının devlete GSYİH’nin yüzde 8’ine varan bir kur riski yüklediği, yaşanan kur artışlarıyla birlikte nihai maliyetin GSYİH’nin yüzde 4,2’sine ulaştığı aktarıldı. Bu maliyetin Merkez Bankası tarafındaki yükünün, banka özkaynaklarını GSYİH’nin yüzde 2,9’u oranında negatife düşürdüğü vurgulanarak, alışılmışın dışındaki politikaların fiili yükümlülüklere dönüştüğüne dikkat çekildi.

IMF’den Türkiye’ye varlık fonu, TOKİ ve mevduat uyarısı: Eksiklikler var - Resim : 2

2015’TEN BU YANA İLERLEME VAR AMA RİSK YÖNETİMİ ZAYIF

Türkiye’nin 2021’de program bütçeye geçmesi, tahakkuk esaslı muhasebe uygulamaları ve 2017’den beri yayımlanan vatandaş bütçesi gibi adımlar takdir topladı. Türkiye, Mali Şeffaflık Kodu kriterlerinin üçte ikisinde “iyi” veya “ileri” seviyeye ulaştı (2015’te bu oran yarım seviyesindeydi).

Buna karşın, mali risk yönetimi son 10 yılda en az ilerleme sağlanan alan oldu. Nüfusun yaşlanmasına bağlı uzun vadeli mali sürdürülebilirlik analizlerinin yapılmadığı ve tüm mali riskleri toplayan tek bir raporun bulunmadığı hatırlatıldı. Ancak borç yönetimi, kamu-özel işbirliği (KÖİ) garantileri ve çevresel risk yönetiminde standartların yüksek olduğu ifade edildi.

IMF’nin Türkiye’ye yönelttiği 4 öncelikli tavsiye ise şu şekilde oldu;

“TVF, TOKİ ve tüm kamu işletmelerini kapsayan genel bir kamu sektörü bilançosu hazırlanmalı; deprem harcamaları ödenek bazında değil, fiilen yapıldığı yılda raporlanmalı.

Bakanlıklar, döner sermayeler ve bütçe dışı fonları kapsayan bütünleşik bir yıllık mali tablo oluşturularak Sayıştay denetimine açılmalı.

Hükümetin mali hedefleri bütçe belgelerinde açıkça yer almalı, gerçekleşmeler düzenli raporlanmalı ve bu durum Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu (5018) kapsamında bağlayıcı hale getirilmeli.

Makroekonomik dalgalanmalar, KÖİ projeleri, finans sektörü, yerel yönetimler ve demografik değişimlerden kaynaklanan tüm riskleri içeren yıllık bir risk raporu yayımlanmalı.”