Eski Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu “PKK’nın hukuku ne?” diye sordu. Bu soruya yanıtı ise belgesiyle YENİÇAĞ veriyor.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan dün Diyarbakır’da Kürt siyasi partileri ve kurumlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda “İmralı sürecinin” yavaşladığını söyledi.
Tuncer Bakırhan “Tek taraflı adımlar yeterince atıldı, artık iktidarın da bu konuda somut adım atması gerekiyor” dedi. Bakırhan, Kürt meselesinin çözümünde ikinci aşamanın demokratik hak ve özgürlükler, ana dilin özgürlüğü ve yerel yönetimlere ilişkin taleplerin ele alınması olduğunu ifade etti.
Tuncer Bakırhan’ın bu sözleri en güncel olan açıklama…
Birkaç haftadır DEM Parti’nin neredeyse tüm yetkili isimleri çıkıp İmralı sürecinin duraksadığını söyleyip iktidara çağrı yapıyor.
Bu çağrılardan biri ise bu kez DEM Parti’den gelmedi.

YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, süreçte aksama olmaması için silah bırakan PKK terör örgütü mensuplarının siyaset yapabilmelerinin güvence altına alınmasını istedi.
Sezgin Tanrıkulu’nun açıklamasındaki asıl önemli olan nokta ise “Altını çizerek söylüyorum; örgüt silahlı yöntemden vazgeçti ve kendisini kendi hukukuna göre feshetti” cümlesiydi.
Tanrıkulu’nun “Örgüt silahlı yöntemden vazgeçti ve kendisini kendi hukukuna göre feshetti” sözleri arşivin tozlu raflarında kalacaktı ki, o sözleri eski Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu sosyal medyada gündeme getirdi. Eminağaoğlu “PKK’nın hukuku ne?” diye sordu.

Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun “PKK’nın hukuku ne?” sorusuna yanıtı belgesiyle YENİÇAĞ veriyor.
YENİÇAĞ, PKK’nın dağda kurduğu sözde mahkemenin belgesine ulaştı.
İkinci Ergenekon davasında tutuklu yargılanıp beraat eden emekli Albay Mustafa Levent Göktaş’a ait ek delil klasörünün 167 ve 168. sayfalarında, “ZAP Askeri Mahkeme Kararları” adlı iki sayfalık belge yer aldı.
Belgeye göre; PKK’nın kurucularından olan “Fırat” kod adlı Nesimi Kılıç 25 yıl önce örgütün Zap Askeri Mahkemesi tarafından idamla yargılandı. Nesimi Kılıç, 1999’da yakalanan PKK’lı Cevat Soysal’ın Meriç Nehri üzerinden 1995’te Yunanistan’a kaçırılmasını organize etti. Bu olaydan bir yıl sonra “çizgiye karşı siyasi suç” işlediği gerekçesiyle sanık sandalyesine oturtuldu.
PKK mahkemesinin “karar” yazısında, “Fırat” kod adlı Nesimi Kılıç’ın “idamla” yargılandığı belirtiliyordu.

PKK’nın Zap Askeri Mahkemesi’ne ait 23 Ocak 1996 tarihli kararda Kılıç hakkında şu suçlamalar yer aldı:
“Çizgiye karşı işlenen siyasi suçlardan 1. dereceden h maddesine göre, ulusal kurtuluş otoritesini tanımamakta ısrar ederek, sömürgeci, siyasal, sosyal ve kültürel kurum ve kuruluşların temsilciliğini yapmak. 3. dereceden suçlar kapsamının a maddesine göre, ulusal kurtuluş otoritesinin karar ve yasalarına uymamak ve ihlal etmek suçları sabit görülmüştür.”

YENİ Parti Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise zaman zaman siyasetçilerin meydanlarda dile getirdiği “idam” tartışmasına karşı çıkarak şöyle diyordu:
“İdam cezası; cinayettir, yaşam hakkına aykırıdır, insani değildir. İdam cezasını, meydanlarda siyaset konusu yapmakta ahlaki ve vicdani değildir.”
“İdam cezası; cinayettir” diyen Sezgin Tanrıkulu, mahkemelerinde “idam yargılaması” yapmış olan PKK’ya ne diyecek?






Yorum Yap